top of page

Cheers to 33!

  • Yazarın fotoğrafı: Ulviye Yaşar
    Ulviye Yaşar
  • 9 Haz
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 Tem

‘’Yıldızların rotalarını, sen de onlarla birlikte deviniyormuşsun gibi izle.’’ Marcus Aurelius



Yazmak, benim için ruhumun tüm devinimiyle yaşamda var olmak gibi. Bu hal küçüklüğümden bu yaşıma kadar hiç yok saymadığım en istikrarlı tercihim, kendi çapımda. Yazar, şair, akademisyen ve felsefeci Oruç Aruoba’nın da dediği gibi: ‘’Yazmak, yaşamak uçurumunun doruğudur.’’ Bu sözün bendeki yansımasını söze şahit olmadan deneyimlemiştim ancak söz ile tanışıklığımdan sonra bana katkısı yazmaktan hiç vazgeçmeyen ruh haline bürünmem oldu. Çünkü gördüm ki yazarken kendimi doyasıya yontuyorum. Gelen o duyumsamalardan, duygulardan, hislerden hiç kaçmıyorum. Aksine kendimi keşfediyor olmak, Everest'e tırmanmak ve en nihayetinde o keşif heyecanını gökyüzünde keyifle süzülmeye dönüştüren bir hisse bürünüyorum.


Son birkaç yıldır doğum günlerimde geçen bir yılımın muhakemesini yaparak kendime yazdığım notlar bu yıl, bugün daha anlamlı hale geldi. Çünkü bu yazıyı hazırlarken fark ettim ki tam olarak ‘’Per aspera ad astra’’ (Zorluklardan yıldızlara)... Tam da böyle bir ivme söz konusu olmuş, yaşam grafiğimde. Çünkü 29, 30, 31 ve 32. yaş doğum günlerimde içimden gelenler şöyleydi:

*Yaşamak gerekir ve sen kendi küçük ışığını izlemek zorundasındır. Geride kalan 28.yaşıma o kadar çok teşekkürüm var ki... Tarifi olmayan anılar, duygular ile... Şaşırtıcı, eğlenceli, yıpratıcı ama çokça öğretici geçen her anına... Her anımsadığımda "iyi ki öylesi gerekmiş ve yapmışım" diyeceğim çok şey yaşattı. Hayatıma, vizyonuma farklı bir yerden dokunanlar hep başka bende. Her biri / her bir konu "kendimin en iyi versiyonu olmam, yaşanılan bir şeyin asla yaşandığı kadar olmadığını” anlamamı sağlayan şahane bir deneyimdi çünkü... İliklerime kadar hissedebileceğim yeni yaşıma…’’ 09.06.2022 – Alaçatı / İZMİR

*Evet en nihayetinde 30. En mutlu olduğum canım İstanbul’da… Son birkaç yıldır her doğum günümde bir şeyler yazıyorum kendime. Yine birazcık içimi dökeyim. Hayattan neler istiyorum? başlığı hiçbir zaman keskin hatlarla çevrili olmadı benim için... Değişiyorum, dönüşüyorum… Farkında olmadan aynı olaya bambaşka perspektiften bakarken bulabiliyorum kendimi. Ama Hayattan neler istemiyorum? başlığı hep çok net içimde, aklımda, ruhumda. İstemediğim hiçbir şeye hayatımda yer açmamak, enerjimin, vaktimin, tahammülümün olmaması harika bir özgürlük. Bunu tam olarak hissederek girdiğim yeni bir yaşa merhaba. 09.06.2023 – Emirgan / İSTANBUL

*Hoş geldin yeni yaşım. Sanırım içimdeki sesi en cızırtısız duymak istediğim bir yaştayım. 30’dan 31’e olan süreçte yaşanmışlığı olan kişilerle geçirdiğim vaktin beni besleyen belki de en paha biçilemez şey olduğunu anlattı bir kez daha hayat. Eski zaman şarkılarını da sevmeye başladığım, siyah beyaz fotoğraflara da yer açtığım, rakı içmekten keyif almaya başladığım, neşeli halimin, kahkahalarımın, hayatımdaki en değerli şeylerin başlarında olması gerektiğini anladığım… Hal böyle olunca değişen düşüncelerim ile kendimi tanımakta bir hayli mistik hissettiriyor tabi. 09.06.2024 – Kınalıada / İSTANBUL

 *Varoluş sancımın zirve yaptığı ve sonrasında kat'a gerilemediği aksine bu yüksek doz sancılı halimden memnun olduğum ve bu sayede kendime daha da yakınlaşmak için çıktığım yeni yollarda evimi, bahçemi, aidiyetimi sorgulamaktan hiç bıkmadığım ve bu yolda tanıştığım yeni halimle oldukça keyfim yerinde.

09.06.2025 – Alsancak / İZMİR

 

Geçen 4 yılıma sonsuz teşekkürüm ile 30'lara bayıldım, 20'lerden kalan enerjilere eklenen mis farkındalıklar karışımının yeni hali ile... O evi, o bahçeyi aramaktan da yaratmaktan da hiç vazgeçmediğim yeni yaşıma...

 

09.06.2026

21.46 – Arnavutköy / İSTANBUL


 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page